Renan Koen

İçimdeki Dev Senfonim

Her şey anne karnında kalp atışlarının farkına varmayla, dinlemeyle başlar… O güvenle kendi ritmimizi oluştururuz zamanla… Ve iki kalp aynı bedende birden atmaya başlar… “Uyum”u ilk orada deneyimleriz, dışarıyla olan bağlantımızı ilk böyle şekillendirip, ilişkilendiririz. Büyüdüğümüzde kendi gerçeğimize bağlı kalma ancak bu ilişkiyi hatırlamakla mümkün olur. Kendimize olan inancımızı ve özgüvenimizi içimizdeki ritmin gücünden alırız ve yine ifade etme gücümüz, içimizdeki ritmi duymaya devam ettiğimiz müddetçe tamdır. Asıl farkındalık ve diğer kişileri duyabilmeye başlamak yine kendimizden başlar, iç dünyamızla dış dünyayı dengeleyen yine iç ritmimiz, melodimizdir.

7-10 yaş grubuyla bir hafta içinde 3 günle yola çıktığımız “İçimdeki Dev Senfonim”, yaş ve günlerin sayısı giderek genişleyerek harika bir keşfe bıraktı kendisini. Sinop’un güzelim sahilinde, balıkçı teknelerinin “taka taka” seslerinin eşliğinde, tam da limanın önünde, denizi içimize çeke çeke “öz”e varan çalışmalarımıza başladık. Kimisi çekingen, kimisi meraklı ama hepsi de pırıl pırıl çocuklarla, önce müziği dinleyip sonra duyumsayarak içe doğru bir yolculuğa çıktık. Bu yolculukta kimi zaman kalem-kağıt, boyalar, kimi zaman dans ve yaptığımız “içimizdeki senfoninin” derininden gelen bestelerimiz eşlik etti bize. Sonra, tek başlayan senfoniler giderek uyumu yakaladı birlikte ve dev bir senfoni oluştu zamanla, mutlu. Çünkü mutluluk kendi yaratıcı potansiyelimizi keşfetmekte gizlidir: Uyum ile sükunet yine yaratma gücümüzde gizli. Esas iletişim kendi gerçeğimizi yaratma gücümüzde ve bunun getirdiği uyum sonucunda var olur. Bununla birlikte, kendi melodimizi diğer melodilerle armoni içinde duyarız… ve bununla birlikte özgür melodimizi bulur, duyarız; özgür: “Öz”ün gürül gürül gerçekleşme hali.