Nobuho Nagasawa

Kuşların çağrısı (Tüylü oda)

Bu yerleştirme, Sinop Hapishanesi’nin çocuk bölümünde gerçekleştirildi. Yerleştirme; ışık, gölgeler ve kuş cıvıltılarının sesinden oluşuyordu. Tavandan bir kaç yüz mavi tüy sarkıyordu ve bunlar spotlar aracılığıyla aydınlatılıyor, böylece de tüylerin gölgesi taş duvara yansıyordu. Yerel Türk kuşlarının cıvıltısı mekanı kuşatıyor, hapsolmaktan kurtulma arzusu uyandırıyordu.

Geçit noktası (Tüy kalemli oda)

Hapishanede bulunan bir masa, karanlık bir odanın merkezine yerleştirildi. Karadeniz’in tuzu masanın üstünü kaplıyordu. Büyük bir tüy, tavandan bir tüy kalem gibi sarkıyordu. Odanın içinde gezinen insanların hareketi, tüyün yavaşça tuzun üzerinden geçmesine ve böylece de tuzun üstüne yazılmış olan mahkum adlarının silinmesine neden olurken, yerel Türk kuşlarının alçak sesli uğultusu odayı dolduruyordu.

Dengeleme eylemi (Merdivenin yanındaki terazi)

Ziyaretçiler, merdivenlerden çıkmak üzere odayı terkederken, tavandan sarkan eski bir terazinin farkına varıyorlardı. Kefelerden birinde Karadeniz’den küçük bir tuz kümesi, diğerinde ise hapishane alanında bulunan bir ağaçtan toplanmış incirler bulunuyordu. İncirin içindeki birçok çekirdeğin; gerçek anlayış, bilgi ve inancın bütünlüğünü ve evrenselliğini ifade ettiği düşünülür. Tuz yaşamı, aynı zamanda da keder ve acıyı simgeler. Terazide yanyana konmuş olan incir ve tuzun ağırlıkları, birbiriyle mukayese ediliyordu.

Ansızın (Kuş kafesi ve merdivenli oda)

İzleyiciler aydınlık koridordan, çocuk hapishanesi bölümünün ikinci katındaki karartılmış odaya giriyor ve duvara yaslanmış uzun bir merdiveni farkediyorlardı. İçinde ince polyester bir filmden kesilmiş uçan kuş silüeti bulunan eski bir kuş kafesi, tavana asılı durumdaydı. İnsan kalp atışına benzer şekilde yavaş vurum yapmaya programlanmış kobalt mavisi bir LED, kuş kafesinin içine yerleştirilmişti. Işık, koyu mavi bir renk yaydığından, kafesin küçük bir hareketi, kuşun silüetinin büyük bir gölge olarak beton duvarda bir görünüp bir kaybolmasına neden oluyordu. Bunun yanısıra, ışık titreşimi, küçük bir kuş kafesinin büyük bir gölge oluşturmasını sağlıyor, bu da duvar ve tavanı bir kuş kafesi gölgesiyle doldurarak akıldan çıkmayacak bir hapis imgesi yaratıyordu. Bu sırada mekanı, yerel Türk kuşlarının cıvıltısı dolduruyordu.

Kuş evi (Koridor & Hoparlör dolaplı büyük oda)

Merdivenleri çıkıp koridoru geçtikten sonra, kuş cıvıltılarının sesi, büyük odaların diplerinden yine duyulmaya başlıyordu. Dolaplar tiz ve bas hoparlörleri çıkarılarak, kuş kafeslerine benzer durumda bırakılmıştı. Büyük odaya toplam yedi boş hoparlör dolabı yerleştirildi ve böylelikle aydınlık mekan, kuş cıvıltılarının sesiyle dolduruldu. Ne kuşlar odadan içeri girebiliyor ne de çocuklar odadan kaçabiliyordu.

Ayla beraber saymak (Sağlık odası)

Hapishanenin sağlık servisinin bekleme odasında, sanatçının ellerinde bir ay tutarkenki görüntüsü, vinil üzerine basılarak pencereye asılmıştı. Arkadan büyük bir ışık kutusuna benzer şekilde pencerenin parmaklıklarının gölgesi görünüyordu. Bu görüntünün karşısında, sanatçının dudakları arasındaki bir ayın imgesini gösteren bir TV monitörü bulunuyordu. Ay, evrelerini ima ederek bir döngü içinde yirmi sekiz kez dönüyordu. İslami takvim, ay takvimini esas aldığından bu bölüm; özellikle bu yerleştirmenin de yapıldığı gibi bir sağlık servisinde, zaman kavramı ve mahkumların hapiste beklerken dayanması gereken bitmez tükenmez gün sayma eylemi üzerineydi.