Burçak Konukman

2’si 1 Arada

Her gün yeni bir “gündem”, her gün yeni bir “polemik”, siyasal çalkantılarımızın üst doruklarını yaşıyoruz. Liderlerimiz bize bir yerleri işaret ediyor. Kendi seçimlerimiz bir yana, önümüze konanlardan kendimize en yakınını seçmek zorunda bırakılıyoruz. Kitle iletişim araçlarının etkisinde geçen yaşamımız, sistemin kendi ölçütleri içerisinde normal veya anormal olarak değerlendiriliyor. Beynimize yollanan subliminal mesajlarla* birlikte bu seçimlerin, bireyin hür iradesiyle gerçekleşmediğini görüyoruz. Medya ortaya bilgi kirliliği yayıyor. Sözcükler ve görüntüler bulanıklaşıyor. Toplum bilinçli bir şekilde dönüştürülürken, “normallik -anormallik” durumunun tekrar gözden geçirilmesi gerekmez mi? Siyasi gerginlik- ler artık ruh sağlığımızı tehdit edecek boyutlara geldiyse, izlediğimiz bu görüntülerle birlikte beynimizi yıkayanlarla yaşamaya devam etmek zorunda mıyız? Bir tarafı savunmak “nor- mallik” sayılıyorsa, bunun karşısında veya dışında durmaya çalışanlara “anormal” diyebilir miyiz? Seçilen “normallerin”, beynimizi yıkayarak bizi anormalleştirmesine izin vermemeliyiz. Beynimizin içine yerleştirilen figürlerin de bize hükmetmesine…

*Subliminal mesaj başka bir objenin içine gömülü olan bir işaret ya da mesajdır ve normal insan algısı limitlerinin altında kalmak, o anda farkedilmemek üzere tasarlanmıştır. Subliminal mesajlar insanın bilinçli dikkati tarafından farkedilemezler ancak bu mesajların insan bilinçaltını etkiledikleri ileri sürülmekte- dir. Subliminal teknikler reklamcılık ve propaganda alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır. Bu tekniklerin amaçları, etkililiği, kullanım sıklığı konuları şüpheli ve tartışmalıdır.